Korona Virüs sonrası dijitalleşmenin önemi

Korona Virüs insan sağlığını tehdit ettiği gibi ekonomik alışa gelmiş tüm düzenimize de kalıcı hasarlar vermiş durumda.  Maalesef tüm bilindik yaşama alışkanlıklarımızın bir anda hayatımızdan çıkabildiğini gördük.

Korona Virüs sonrası dijitalleşmenin önemi 26 Mayıs 2020, Salı

Korona Virüs sonrası dijitalleşmenin önemi


Korona Virüs insan sağlığını tehdit ettiği gibi ekonomik alışa gelmiş tüm düzenimize de kalıcı hasarlar vermiş durumda.  Maalesef tüm bilindik yaşama alışkanlıklarımızın bir anda hayatımızdan çıkabildiğini gördük.

Bu yazımda sosyal yaşamımızda olduğu kadar iş hayatındaki değişikliklere değinmek ve dijitalleşmenin bu süreçte bizlere nasıl destek olduğunu anlatmak istiyorum. Yazımda özellikle küçük işletmelerin rekabet gücünü arttırıcı noktalara değineceğim.  

İşletmeler, temassız bir pos cihazı kullanıyor olmanın bile artılarını gördükleri bir süreç yaşıyorlar. Dijitalleşme dediğimiz kavramın bir pos cihazından başlayabildiğini görmemiz adına bu örnekle başlamak istedim.  Dijitalleşme kavramınına olabildiğince basit bakarsak , işletmemiz için çıkarttığımız faydalara erişmekte o kadar kolay olur. Online satış, mahalle bakkallarının dahi ihtiyacı olma noktasına geldi. E-ticarete erken adım atmış işletmeler bu krizden karlı çıkanlardı. Sanal santral kullanan işletmeler aynı gün evden müşterilerini karşılamaya başlayabildi. E-faturaya geçmiş işletmeler muhasebesel süreçlerinde hiç zorlanmadı.  Dijitalleşme önlemlerini erken almış işletmeler home office düzenine kolayca adapte olabildi.

Artan rekabetin üstüne bir de korona engeli küçük esnafımızı çok zorladı. Meslek hayatımdaki 17 yılda müşteri ihtiyaçları aslında hiç değişmedi. Nasıl olur diyebilirsiniz. Benim için ihtiyaçlar = yenilikti. Yenilikçi olmak her işletme için her zaman değişmeyen bir ihtiyaç.   " Bizde internetten birşeyler satsak " devri maalesef kapandı. E-ticaret artık eskisi kadar kolay değil. Hatta klasik ticaretten daha zor diyebilirim. İnternete erişilebilirliğin kolay olması sebebiyle bırakın pastadan pay almayı, belki çatal ucunu yiyebiliyoruz. Küçük işletmelere bu süreçte tavsiyem araştırma yapmaları ve kendilerini dijitalleşme araçları konusunda eğitmeleri ( Örnek Eğitim Sitesi: Udemy.com ).

Ajansımız dahil olmak üzere, bilinçli olan alıcılara daha çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz.  Eğer kısıtlı imkanlarla e-ticaret yapmak istiyorsanız ya alanınızda rekabetsiz olmalısınız ya da iyi bir marka algısı yaratma kabiliyetine sahip olmalısınız. Bu süreçte bunu başarılı bir şekilde yöneten manavlara, ekmek fırınlarına şahit oldum. Size özel dikilmiş bir meyve ağacından meyve yemek istemez misiniz? 

Küçük işletmeler için 5 önerim.

1- Müşterilerinizin bilgilerini saklayabileceğiniz bir yazılıma sahip olun ( CRM ). Bütçeniz yoksa excel dökümanı dahi kullanabilirsiniz. Bu data kriz dönemlerinizde ihtiyaç duyduğunuz en büyük potansiyeliniz olacak.

2- Sosyal medya hesaplarınız için özgün içerikler üretin. İyi şeyler yapmak için zaman harcamanız gerektiğinide aklınızdan çıkartmayın.

3- Müşteri etkileşiminde kullandığınız özel bir diliniz olsun. Müşterilerinize onları özel hissettirebilecek adımlar atın. Bunun için onları tanımanız gerekiyor, unutmayın. Müşterilerinizi iyi tanıyın.

4- Ucuz fiyatlamayla çok satmaya çalışarak yorulmak yerine, hizmet ve ürün kalitenizi doğru orantılı olarak arttırın. Daha kolay ve daha kârlı satışlar gerçekleştirdiğinizi göreceksiniz. Bunun için ihtiyacınız olan şey müşterilerinizin gözündeki marka algınız, bunu unutmayın.

5- Fiyatlarınızı her mecrada net bir şekilde belirtin. Kısa vadede yüksek fiyat vs. gibi eleştiriler alsanız dahi, müşteriler şeffaflığı önemser. Kalitenizin fiyatlarınızla doğru orantılı olduğunu anlayacak çok sayıda potansiyel müşterinizde olduğunu unutmayın.

Daha iyi günlerde görüşmek üzere.

Burak Ersükmen

Adanet Dijital Reklam Ajansı

Kurucu

Bu makale toplam 343 kez görüntülendi.